Kitap Türleri


1
Oyuncu Anne (Şermin Çarkacı) Kitaba da adını veren Oyuncu anneyi sosyal medyadan takip ediyordum.İstanbul’da 7.si düzenlenen Haydarpaşa Kitap Fuarından iki kitabını aldım ve Oyuncu Anne adlı kitabına başladım. Yazım dilini beğendim, sanki karşılıklı sohbet ediyor gibi oluyorsunuz. Yazarla aynı yaş grubunda olanlar için kendi çocukluğundan bahsederken kendi çocukluğunuza gideceksiniz. Kitapta […]

Oyuncu Anne (Şermin Çarkacı)


Ekmeğimi Kazanırken (Maksim Gorki) Bölüm -1- İşte buradayım – bir çırak. Şehrin ana caddesindeki şık bir ayakkabı dükkanındaki ‘çocuk’ yani. Patronum, uykulu yüzlü, dişleri yeşile çalan, şiş gözlü, küçücük bir yaratık. Bana körmüş gibi geliyor, bu kanımı sağlamama umuduyla ona surat ediyorum. O da bana yavaş ama kesin bir sesle […]

Ekmeğimi Kazanırken (Maksim Gorki)


Benim Üniversitelerim (Maksim Gorki) İşte Böyle!.. Kazan Üniversitesi’ne okumaya gidiyorum, aşağısı kurtarmıyor. Üniversite düşüncesini bana, kadın gibi yumuşak bakışlı, sevimli ve çok güzel bir delikanlı olan lise öğrencisi N. Yevreniov aşılamıştı. Yevreniov, benimle aynı evin tavanarasında otururdu. Beni sık sık, elimde kitapla görürdü. Bu onun ilgisini çekmiş, kendisiyle tanıştık. Çok […]

Benim Üniversitelerim (Maksim Gorki)



Ve Dağlar Yankılandı (Khaled Hosseini) Gece vakti, çölü bir el arabasını çekerek geçen bir baba. Arabanın içinde annesiz iki çocuk; iki kardeş; biri kız, biri erkek. Küçük Peri için ağabeyi Abdullah, ağabeyden çok öte. On yaşındaki Abdullah’a sorsanız Peri, her şey demek. Köylerinden Kabil’e varmak için çıktıkları yolculuğun sonunda aileyi […]

Ve Dağlar Yankılandı (Khaled Hosseini)


Doğu’nun Limanları (Amin Maalouf) Benim değil bu hikaye, bir başkasının hayatını anlatıyor. Sadece belirsizlik ya da tutarsızlık sezdiğimde el sürdüğüm kendi kelimeleriyle. Her gerek kadar değeri olan kendi gerçekleriyle. Bana anlattıklarına yalan karışmış mıdır? Bilemiyorum. En azından onun, sevdiği kadının hakkında, karşılaşmaları, şaşkınlıkları, inançları, hayal kırıklıkları hakkında söylediklerinde yanlış yoktur; […]

Doğu’nun Limanları (Amin Maalouf)


Çavdar Tarlasında Çocuklar (J. D. Salinger) Anlatacaklarımı gerçekten dinleyecekseniz, herhalde önce nerede doğduğumu, rezil çocukluğumun nasıl geçtiğini, ben doğmadan önce annemle babamın nasıl tanıştıklarını, tüm o David Copperfield zırvalıklarını filan da bilmek istersiniz, ama ben pek anlatmak istemiyorum. Her şeyden önce, ben bu zımbırtılardan sıkılıyorum. Sonra, onlarla ilgili en ufak […]

Çavdar Tarlasında Çocuklar (J. D. Salinger)



Hasret (Canan Tan) Keskin’de bir akşam vakti Güneş yorgun bedenini Keskin’in üzerinden sıyırıp dinlenmeye çekilirken, gecenin diri soluğu arnavutkaldırımlı sokakların üzerine perde perde inmekteydi. Gün boyu tarlalarda, bahçelerde, zeytinliklerde, üzüm bağlarında ter dökmüş toprak işçileri, ırgatlar, ameleler bir an önce evlerine varmanın telaşı içindeydiler. Ticaretle uğraşan tüccar ve esnaf kesimi […]

Hasret (Canan Tan)


Buz Kapanı (Glenn Meade) New York’ta, Jennifer March sabaha karşı saat üç karanlığında uyandığında, odada bir varlığın hareketini hissetti. Dışarıda fırtına kol geziyor, şimşekler pencere camlarını aydınlatıyor, yağmur bardak boşanırcasına yağıyordu. Gözlerini açtığında, dehşet içinde kalarak iki şeyin farkına varmıştı: fırtınanın uğultusu ve yakınında bulunan birinin korku verici varlığı. Yüzünü […]

Buz Kapanı (Glenn Meade)


Hacı Murat (Tolstoy) 1851 Kasım’ıydı. Hacı Murat, soğuk havanın hakim olduğu bir akşamüstü, üzeri tezek dumanıyla kaplanmış bir Kafkas köyüne yaklaşıyordu. Müezzinin tiz sesi henüz susmuştu. Tezek kokusu sinmiş temiz dağ havasında, birbirine bitişik halleriyle arı eteklerine benzeyen evlerin avlularından sığır böğürmeleri, koyun melemeleri yükseliyordu. Köyün aşağısında kalan çeşmeden ise; […]

Hacı Murat (Tolstoy)



Kürk Mantolu Madonna (Sabahattin Ali) ”Her gün, daima öğleden sonraları oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor; ratgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum ‘Kürk Mantolu Madonna’yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum.” Kimi tutkular […]

Kürk Mantolu Madonna (Sabahattin Ali)


Uçan Tabut (Pınar Eğilmez) “Bekle dedi gitti ben beklemedim, o da gelmedi… Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi…” Özdemir Asaf – Çizik Vay arkadaş! Şairin önünde saygı ile eğiliyorum. Ben bu iki satırın içine girer, oradan dışarı çıkamam. Adamın iki satırda anlattığını dört yüz satırda anlatamam. Tam da […]

Uçan Tabut (Pınar Eğilmez)


1
Romantika (Turgut Özakman) Romantika, Turgut Özakman’ın, Korkma İnsancık Korkma’dan sonra, ikinci romanı. Yine şaşırtıcı bir aşkın öyküsü, bir aşk güzellemesi. 1960-1987 dönemine özgü çalkantılar. Sürprizler, oyunlar, dönüşümlerle dolu, gizemli bir ilişkinin gizli tarihi. Kuşaklar arası çatışmalar. Renkli, ilginç, şaşırtıcı karakterler.Kıvrak, akıcı, neşeli bir dil, yalın bir üslup. Çok açılı bir […]

Romantika (Turgut Özakman)



1
Cehennem (Dan Brown) Cehennemin kapıları İstanbul’a Açılıyor. Diz çök kutsal bilgeliğin yaldızlı mouseion’unda ve kulağını yere daya, dinle suyun şırıltısını. Batık sarayın derinliklerine in, kan kırmızısı sularına gömülmüştür lagünün ki yansıtmaz yıldızları… Dan Brown bu sefer büyük bir sürprizle fakat bana göre biraz temposu düşük başlamış. Sayfalar ilerledikçe tempo yeniden […]

Cehennem (Dan Brown)


Turnuva (Mathew Reilly) Dünya tarihindeki ilk satranç turnuvasının Osmanlı İmparatorluğu’nda düzenlendiğini biliyor muydunuz? Yıl 1546… İngiltere’nin veba salgını ve taht kavgalarıyla çalkalandığı bir dönemde, Osmanlı İmparatorluğu’nun hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman, Avrupa’daki krallara bir davetiye gönderir: “Dünya şampiyonunu belirlemek üzere, ülkenizin en iy satranç oyuncusu, Konstantinopolis’te düzenlenecek, turnuvaya davetlidir.” Turnuvanın galibi, hem […]

Turnuva (Mathew Reilly)


2
Dolores (Stephen King) Ne sordun, Andy Bissette? “Bana açıkladığın haklarımı anlayıp anlamadığımı mı?” Hey Tanrım! Bazı erkekler ne kadar da budala oluyorlar! Hayır, boş ver “sen palavrayı kes de, biraz beni dinle bakalım. Bütün gece boyunca beni dinleyeceksin sanırım, onun için buna şimdiden başlasan iyi olur, tamam mı? Elbette bana […]

Dolores (Stephen King)



Uçurum İnsanları (Jack London) Bölüm -1- İniş “Ama biliyorsun ki bunu yapamazsın,” dedi kendimi Londra’nın Doğu Yakasına doğru batırmak konusunda yardım için başvurduğum arkadaşlar. Kendilerine zekadan çok daha iyi bir kimlikle gelen deli bir adamın psikolojik süreçlerine kendilerini uydurmaya çabalayarak “Rehberlik için polisi görsen daha iyi olur,” diye eklediler. “Ama […]

Uçurum İnsanları (Jack London)


Ölü Bir Evden Anılar (Fyodo Mihayloviç Dostoyevski) ”Ölü Bir Evden Anılar hala aşılamamış bir eserdir. ” Lenin ”Ben küreğe hüküm giyenlerin öğrencisiyim. Dört yıl diri diri bir mezara gömülmüş gibi yaşadım.” Dostoyevski ”Dostoyevski kendisini başarıya ulaştıran bu büyük eserle cezaevinde öğrendiklerini insanlığa kazandırdı.” Milyukov ”Modern edebiyatta bundan daha iyi bir […]

Ölü Bir Evden Anılar (Fyodo Mihayloviç Dostoyevski)


Madame Bovary (Gustave Flaubert) Gustave Flaubert’in Madame Bovary adlı romanı dünya klasikleri arasında pek önemli yeri olan eserlerden biri ve başlıcasıdır. Üstelik yayınlandığı 1857 yılından beri, eksilmek şöyle dursun, okuyanları ve hayranları günden güne artmaktan geri durmamıştır. Çok uzun zaman önce okuduğum bir kitap. Yine de sayfalarını şöyle bir çevirince […]

Madame Bovary (Gustave Flaubert)



1
Ana (Maksim Gorki) Ana, büyük romancı Gorki’nin ilk yayınlandığı günden beri milyonlarca basılan en önemli yapıtıdır. Gorki bu romanı yazarken Soromovo fabrikalarında meydana gelen olaylardan esinlenmiştir. Yazarın bu olaylarda önde gelen işçi Zalomov (romanda Pavel) ve anasını tanımış olması; onların savunmalarına katkıda bulunması, olaydan sonra yazacağı Ana’nın gerçekçi bir temele […]

Ana (Maksim Gorki)


Er Mektubu Görülmüştür Kitabın adından anlaşıldığı gibi bu birçok kişişin gönderdiği mektuplardan oluşmuş bir kitap. Burada üç tane mektubu paylaşıyorum sizlerle. 1- Çok kıymetli evlatlarım, Ben 74 yaşında (yani sizlerin annesi yaşında) bir büyüğünüz olarak şu yaşıma kadar sizlere yapılan haksızlığa benzer bir haksızlığın yaşanmadığının canlı tanığıyım. Sizleri çok seviyor […]

Er Mektubu Görülmüştür


Bir Ceza Avukatının Anıları (Faruk Erem) Türk Ceza Hukuku alanına değerli görüşleri ile büyük katkılarda bulunan bilim adamı ve yazar Prof. Dr. Faruk Erem’in meslek hayatı boyunca anılarında yaşattığı bir yığın olaylar silsilesinin bir dökümü gibi görünen bu kitap, yılların bir birikimi olmanın ötesinde, “insanımız”ı, “toplumumuz”u ve “Türk Hukuk Sistemi”ni […]

Bir Ceza Avukatının Anıları (Faruk Erem)



1
Kırmızı Zaman (Mine Söğüt) Bu romandaki İstanbul, efsaneler, insanlar, balıklar, kayıklar, iskeleler, saraylar, dehlizler, kesik başlar, mezarlar, hastaneler, morglar, denizkızları, cinayetler, katiller, cellatlar, deliler, yani her şey uydurmadır. Efsanelerin yalanı abartılmış, insanların hayatına olmadık benekler atılmış, şehir baştan yaratılmıştır. Yok eğer, “Bunların hepsi gerçek, Haliç’te kırmızı bir kayık durur ve […]

Kırmızı Zaman (Mine Söğüt)


1
Müze Bekçisi (Howard Norman) Onurlu Bir Meslek Imogen Linny için çaldığım tablo, Amsterdam’da Bir Sokakta Yahudi Kadın, buraya, Halifax’taki Glace Müzesine 5 Eylül 1938’de geldi. Lord Nelson Otelindeki odamdan 6:45’te ayrılmış ve “Hollanda’dan Sekiz Tablo” başlıklı yeni serginin düzenlenmesinde müze müdürü Mr. E. S. Connaught’a yardım etmek üzere, saat 7’de […]

Müze Bekçisi (Howard Norman)


1
Denizin Sesi (Manuel Vicent) Aşkın çağrısı öyle güçlü olmalı ki ölmüş aşıkları bile denizden geri döndürmeli. Sıcaktan bunalan insanların denizin serin sularıyla kucaklaşmaya çalıştığı bir yaz günü, on yıl önce balığa çıkıp da bir daha kendisinden haber alınamayan Yunan edebiyatı öğretmeni Ulises Adsuara’nın cesedi karaya vurur. Üstelik, cesedin üzerinde, yıllar […]

Denizin Sesi (Manuel Vicent)



Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu (Italo Calvino) Italo Calvino’nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu adlı yeni romanını okumaya başlamak üzeresin. Rahatla. Toparlan. Zihnindeki bütün düşünceleri kov gitsin. Seni çevreleyen dünya bırak belirsizlik içinde yok oluversin. Kapıyı kapasan iyi olur; öte yanda mutlaka çalışmakta olan bir televizyon vardır. Hemen […]

Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu (Italo Calvino)


Beyoğlu Rapsodisi (Ahmet Ümit) Yazgıya inanmam, ama olaylar bu düşüncemin yanlışlığını kanıtlamak istercesine ardı ardına sıralanmaya başladığında, bunları kurgulayan biri mi var, diye endişelenmekten de kendimi alamam. Geçtiğimiz güz de böyle olmuştu. Asla bir araya gelemeyecek kişiler buluşmuş, hiç ilgisi olmayan olaylar birbirine bağlanmış, konular iç içe geçmiş; böylece biz […]

Beyoğlu Rapsodisi (Ahmet Ümit)


1
Ay Battı (John Steinbeck) Saat on kırkbeşi gösterirken her şey olup bitmişti: Şehir işgal edilmiş, şehri savunanlar yenilmiş ve savaş bitmişti. İşgalciler, bu savaşa, aslında daha öncekilere gösterdiklerinden çok daha fazla özen göstermişlerdi. O pazar sabahı şehrin büyük mağazasının ünlü sahibi Bay Corell, postacı ile polis memuruna güzel yelkenlisini bütün bir […]

Ay Battı (John Steinbeck)



Garibin Horozu (Rıfat Ilgaz) Yorganı başına çeker çekmez başlıyordu. Gece yarısı dönse de, saat sabahın üçünü dördünü bulsa da hep bu ötüş… Patiska yurtar gibi… Ne düzensiz bi sesi vardı bu horozun. Sanki Dişçi Rusuhi’nin dönmesini bekliyordu. Düğmeye parmağının ucuyla dokunur dokunmaz: “Uuu!.. U! Uuu!.. Uuuüüü!..” “U” sesinin kalınlı inceli, […]

Garibin Horozu (Rıfat Ilgaz)



1
Yeşil Mürekkep (Osman Balcıgil) Sabahattin Ali, Bulgaristan’a kaçmasını sağlayacak kişinin istihbarat ajanı olduğunun farkına varamadı. Kendisini, adı ölüm olan dipsiz kuyuya bıraktı. Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan, Kürk Mantolu Madonna, bir dolu öykü ve çoğu şarkı olacak şiirler yazamayacaktı artık. Devlet eliyle öldürülecek, Ankara isimli yeni romanı da yarım kalacaktı. Başkentte […]

Yeşil Mürekkep (Osman Balcıgil)